› Dini Sohbet

› İşkur

› Sosyal Güvenlik Kurumu

› Trabzon Belediyesi

› Trabzon M. Eğt.

› Trabzon Valiliği

› Trabzonspor

ÖĞRENCİLERDE SINAV KAYGISI

Özel İmperial Hastanesi Uzman Psikoloğu Serra Hoşcan Gülseren, sınavlarda ölçülenin kişilik değeri değil bilgi düzeyi olduğunu belirterek “Eğitim hayatındaki sınavların, hayatın bir parçası olduğunu kabul edip gereğinden fazla büyütmemek gerekir” dedi.

25 Mart 2011 Cuma 10:52
Üniversiteye girişte birinci aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) 27 Mart Pazar günü yapılacağını hatırlatan Psikolog Serra Hoşcan Gülseren, “Bir sınava hazırlanırken iştahsızlık, uykusuzluk, gerginlik gibi birçok bedensel rahatsızlıkla mücadele etmek zorunda kalan öğrencilerde sınav kaygısı başlamış demektir. Bu rahatsızlıklar sınavla ilgili hazırlıklarını güçleştirmekte ve başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Sınava hazırlanırken veya sınav arasında çevrelerinde olan bitenden fazlasıyla etkilenmeleri ve dikkatlerini toplamakta güçlük çekmeleri yüksek sınav kaygısının işaretidir. Bu durum düşünce akışını yavaşlatır ve başarıyı engeller. Zihinsel ve bedensel rahatsızlıklar birbirini körükler ve sınava hazırlığı zorlaştırır. Sınavlarda başarılı olabilmek için zihinsel ve bedensel tepkilerini kontrol altına almayı başarmaları sınavda bildiklerini ortaya koymalarını kolaylaştıracaktır. Bununla ilgili bir uzmana başvurmaları gerekmektedir” diye konuştu.
“Başkalarının onları nasıl gördüğü çocuklar için büyük önem taşıyor ve çevrelerindeki insanların değerlendirmeleri bir sınav durumunda zihinsel faaliyetlerini olumsuz etkiliyor olabilir” diyen Gülseren “Bu sebeple sınava girecek olan öğrencilerin sınavlara hazırlanırken çevrelerindeki insanların onlarla ilgili ne düşündükleri üzerinde kafa yorup zaman ve enerji kaybetmemeleri gereklidir. Bir de sınavlardaki başarıları ile kendilerine olan saygılarını eşdeğer görmemelidirler. Sınavlarda ölçülenin kişilik değeri olmayıp bilgi düzeyi olduğunu kabullenmek çok önemlidir. Bu düşünce biçimi problemleri çözmek konusunda yardımcı olmadığı gibi, endişelerini arttırıp öğrencilerin elini kolunu bağlıyor. Sınavlardaki başarılarını öğrenciler gelecekteki mutluluk ve başarılarının tek ölçüsü olarak görüyorlar. Buna bağlı olarak da sınavların amaçlarına ulaşma konusunda engel olduğunu düşünüyorlar. Bu düşünceler bilgilerini yeterince ortaya koymalarını güçleştiriyor ve başarılarını tehdit ediyor. Oysaki sınavlara geçilmesi gereken aşamalar olarak bakmaları bilgilerini yeterince ortaya koymalarına imkan veriyor” şeklinde konuştu.
Gülseren, öğrencilerin sınav kaygılarını azaltacak teknikleri öğrenmeleri, hem eğitim başarılarını yükselteceğini, hem de hayattan aldıkları zevki artıracağını ifade ederek “Eğitim hayatındaki sınavların, hayatın bir parçası olduğunu kabul edip gereğinden fazla büyütmemeleri gereklidir” dedi.
Yükleniyor...